Fraksiyonel Lazer

Fraksiyonel lazer, lazer ışığının mikroskobik kolonlar halinde cilde gönderildiği bir fraksiyonel fototermoliz işlemidir. Klasik lazer sistemlerinde cildin tüm yüzeyi tek bir blok halinde soyulurken, fraksiyonel teknolojisinde lazer ışınları arasında sağlam doku adacıkları bırakılır. Bu teknik, cildin daha hızlı onarılmasını sağlarken yan etki riskini minimuma indirir. Bu mikro kanallar, vücut tarafından kontrollü bir yaralanma olarak algılanır ve vücut bu bölgeleri onarmak için büyüme faktörlerini ve yeni doku üretimini en üst seviyeye çıkarır.

Fraksiyonel Lazer Kimlere Uygulanır?

Fraksiyonel lazer tedavisi, yaş sınırı olmaksızın her yaştan bireye ve cildinde yapısal onarım, yenilenme veya leke giderimi ihtiyacı olan tüm cilt tiplerine güvenle uygulanabilen bir yöntemdir. Özellikle ergenlik döneminden kalan derin akne skarlarını hafifletmek isteyenler, güneşin veya yaşlanmanın etkisiyle oluşan leke sorunlarından kurtulmayı hedefleyenler ve ince çizgilerini pürüzsüzleştirmek isteyen kişiler bu teknoloji için en ideal adaylardır.

Kronik hastalığı bulunan bireylerin dahi doktor kontrolünde yaptırabileceği bu işlem, açık tenli kişilerde pigmentasyon riski daha düşük olduğu için oldukça başarılı sonuçlar verir. Bununla birlikte, cildinde kolajen kaybına bağlı gevşemeler yaşayan veya ameliyat ve yara izlerinin görünümünü minimize etmek isteyen her birey dermatolojik bir değerlendirme sonrası bu sürece dahil olabilir. Ancak keloid gibi aşırı yara iyileşmesi öyküsü olanların, ışığa duyarlı ilaç kullananların veya cildi yeni bronzlaşmış kişilerin bu uygulamadan kaçınması, güvenli bir tedavi süreci için önem taşır.

Fraksiyonel Lazer Hangi Durumlarda Kullanılır?

Fraksiyonel lazer tedavisi, cildin yapısal bozukluklarını gidermek ve doku kalitesini artırmak amacıyla geniş bir endikasyon yelpazesinde kullanılır. Bu yöntemin kullanıldığı temel durumlar aşağıda sıralanmıştır.

  • Akne ve Sivilce İzleri (Skar Tedavisi): Ergenlik döneminden kalan veya yetişkinlikte oluşan derin akne izleri tedavisinde en etkili yöntemdir. Lazer, bu izlerin altındaki sertleşmiş bağ dokusunu parçalar ve yerine taze, pürüzsüz bir deri gelmesini sağlar.
     
  • Yaşlanma Belirtileri ve Kırışıklıklar: Göz çevresindeki kaz ayakları, ağız kenarı çizgileri ve alın kırışıklıklarında cildi sıkılaştırarak belirgin bir pürüzsüzlük sağlar. Kolajen kaybına bağlı oluşan ince çizgileri içeriden dışarıya doğru doldurur.
     
  • Güneş ve Yaşlılık Lekeleri: Pigmentasyon bozukluklarını hedef alan lazer ışınları, melazma, güneş hasarı ve yaşlanma lekelerinin rengini açar. Cilt tonu eşitsizliklerini gidererek daha aydınlık bir görünüm sunar.
     
  • Cilt Yenileme ve Gözenek Sıkılaştırma: Genişlemiş gözenek yapısı, cildin daha kaba ve yağlı görünmesine neden olur. Lazerin ısıl etkisi, gözenek duvarlarını daraltarak cildin daha sıkı ve canlı görünmesini sağlar.
     
  • Cilt Çatlakları (Stria): Hızlı kilo değişimi veya hamilelik sonrası oluşan karın, bacak ve kol çatlaklarının görünümünü iyileştirir. Çatlakların derinliğini azaltarak cilt ile olan renk farkını minimize eder.
     
  • Ameliyat ve Yara İzleri: Cerrahi işlemler, kazalar veya yanıklar sonucu oluşan skarların dokusunu yumuşatır ve rengini çevre dokuyla uyumlu hale getirir.

Sorunuz mu var?

Sorularınızı yanıtlamak ve size en uygun çözümleri sunmak için buradayız

İşlemden 30-45 dakika önce uygulanan lokal anestezik kremler sayesinde ağrı hissi minimuma indirilir. Atışlar sırasında ciltte hafif bir batma veya lastik çarpması hissi ile sıcaklık oluşması normaldir.

Kullanılan lazerin şiddetine göre değişir. Soyucu (ablatif) lazerlerde 3-7 gün süren kızarıklık, hafif ödem ve minik kabuklanmalar görülür. Soyucu olmayan lazerlerde ise sadece birkaç saat süren bir kızarıklık olur ve kişi hemen günlük hayatına dönebilir.

Cildin üst tabakasını soyan (Fraksiyonel CO2, Erbium) cihazlar yaz aylarında güneşle temas ettiğinde leke kalma riski taşıdığı için genellikle sonbahar ve kış aylarında uygulanır. Q-Switch gibi cildi soymayan lazerler ise yüksek güneş koruması şartıyla dört mevsim yapılabilir.

İlk 24 saat bölgeye su değdirilmemeli, makyaj yapılmamalıdır. Oluşan minik kabuklar kesinlikle koparılmamalıdır. En kritik nokta ise cildin iyileşme sürecinde yüksek faktörlü (50 SPF) güneş koruyucuların düzenli ve yenilenerek kullanılmasıdır.

Fraksiyonel Karbondioksit Lazerin Avantajları Nelerdir?

Cilt yenileme amacıyla kullanılan ve en güçlü lazer teknolojisi olan Fraksiyonel karbondioksit lazer, iyileştirici tedavi etkilerinin yüksek, yan etkilerinin düşük olması sebebiyle son dönemlerde en çok tercih edilen yöntemler arasında yer alır. Cildin hem üst hem de alt tabakasında etki gösteren bu teknolojiyle cildin yenilenmesi sırasında üst derideki lekeler tedavi edilmekte ve kolajen oluşumu uyarılmaktadır.

Fraksiyonel lazer faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Cildin hem üst derisindeki lekeleri tedavi eder hem de alt dokuda yeni kolajen oluşumunu güçlü bir şekilde uyarır.
     
  • Teknolojik yapısı gereği cildin tamamına değil, küçük kanallar halinde etki ederek iyileşme süresini cerrahi yöntemlere göre ciddi oranda kısaltır.
     
  • Lazerin derinlik ve enerji seviyeleri kişinin cilt ihtiyacına göre ayarlanabildiği için kişiselleştirilmiş bir tedavi imkanı sunar.
     
  • Uygulama sonrasında kolajen liflerinin yeniden yapılanma süreci bir yıl boyunca devam ederek uzun vadeli ve kalıcı bir gençleşme etkisi yaratır.
     
  • Derin sivilce izleri ve yerleşmiş kırışıklıklar gibi zorlu vakalarda diğer lazer sistemlerine kıyasla çok daha yüksek başarı oranına sahiptir.
     
  • İyileşme etkisinin yüksek olmasına rağmen yan etki riskinin düşük tutulması, güvenli bir cilt yenileme konforu sağlar.