Scarlet X; teknolojinin ilerlemesiyle altın iğne adı da verilen Scarlet S cihazının geliştirilmiş ve zenginleştirilmiş yeni versiyonuna verilen isimdir. Cihaz başlıklarında bulunan iğnelerin altın kaplama olması nedeniyle altın iğne ismini almıştır. Altın iğne olarak bilinen bu yöntem, fraksiyonel radyofrekans olarak da adlandırılmaktadır.
Vücudu korurken aynı zamanda da estetik görünüme bir detay katan cilt, zaman içerisinde birçok olumsuz faktörün etkisiyle değişim yaşamaktadır. Bu olumsuz faktörlerin arasında; yaşın ilerlemesi, bazı cilt hastalıkları, strese maruz kalmak, yanlış beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı, uykusuzluk, mevsimsel değişimler, hava kirliliği ve genetik faktörler bulunmaktadır. Bu olumsuz faktörlere bağlı olarak cilt, diğer organlara göre daha hızlı bir yaşlanma ve yıpranma süreci yaşamaktadır. Bu yaşlanma ve yıpranma süreci sonucunda kırışıklık, nem kaybı, elastikiyet kaybı, lekelenme, gözeneklerde genişleme gibi ortaya çıkan birçok sorun ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemi olan Scarlet X Altın İğne yöntemi ile tedavi edilebilmektedir.Cildin epidermis ve dermis katmanlarında oluşan problemleri aynı anda tedavi edebilen bu teknoloji sayesinde cilt yüzeyine zarar vermeden direkt cilt altına ulaşılmaktadır. Direkt cilt altına ulaşan özel tasarlanmış mikro iğneler ile cilt radyo frekans dalgalarıyla uyarılır, bu uyarılar ile cildin iyileşme ve yenilenme sürecine girmesi sağlanır. Bu sürecin sonunda daha parlak, sağlıklı ve sıkı bir cilt ortaya çıkar.
Kolajen Üretimini Teşvik Ederek Cildi Sıkılaştırma
Altın iğneli radyofrekans, cilt altındaki kolajen liflerini uyarır ve yeni kolajen üretimini teşvik eder. Bu etkiyle cilt daha sıkı ve genç bir görünüme kavuşur.
Cilt Dokusunu İyileştirme ve İnce Çizgilerin Görünümünü Azaltma
Tedavi sürecinde cildin kendini yenileme kapasitesi artarken, kırışıklıklar ve ince çizgiler belirgin şekilde azalır.
Cilt Esnekliğini Arttırma ve Sarkmaları Önleme
Cilt esnekliğinin artması, sarkmalara karşı koruma ve daha sıkı bir cilt yapısı için önemlidir. Altın iğneli radyofrekans bu anlamda oldukça etkilidir.
Gözenek Görünümünü Küçültme ve Daha Pürüzsüz Bir Cilt Yüzeyi Oluşturma
Gözeneklerin küçülmesiyle cilt daha pürüzsüz ve eşit bir görünüm kazanır.
Pigmentasyon Düzensizliklerini Azaltma
Yaşlılık lekeleri, güneş lekeleri gibi pigmentasyon problemlerinin tedavisinde altın iğneli radyofrekans tercih edilir ve bu lekelerin görünümü azaltılabilir.
Cilt Yenileme Sürecini Hızlandırma ve Akne İzlerinin Azalmasına Yardımcı Olma
Tedavi akne izlerinin ve diğer cilt lezyonlarının iyileşme sürecini hızlandırır, böylece cilt daha berrak ve düzgün bir görünüme kavuşur.
Non-invaziv (Cerrahi Olmayan) ve Nispeten Ağrısız Bir Tedavi Seçeneği Sunma
Altın iğneli radyofrekans tedavisi, cerrahi müdahale gerektirmeyen ve hastalar tarafından genellikle rahatça tolere edilen bir yöntemdir.
İşlemden 30-45 dakika önce uygulanan lokal anestezik kremler sayesinde ağrı hissi minimuma indirilir. Atışlar sırasında ciltte hafif bir batma veya lastik çarpması hissi ile sıcaklık oluşması normaldir.
Kullanılan lazerin şiddetine göre değişir. Soyucu (ablatif) lazerlerde 3-7 gün süren kızarıklık, hafif ödem ve minik kabuklanmalar görülür. Soyucu olmayan lazerlerde ise sadece birkaç saat süren bir kızarıklık olur ve kişi hemen günlük hayatına dönebilir.
Cildin üst tabakasını soyan (Fraksiyonel CO2, Erbium) cihazlar yaz aylarında güneşle temas ettiğinde leke kalma riski taşıdığı için genellikle sonbahar ve kış aylarında uygulanır. Q-Switch gibi cildi soymayan lazerler ise yüksek güneş koruması şartıyla dört mevsim yapılabilir.
İlk 24 saat bölgeye su değdirilmemeli, makyaj yapılmamalıdır. Oluşan minik kabuklar kesinlikle koparılmamalıdır. En kritik nokta ise cildin iyileşme sürecinde yüksek faktörlü (50 SPF) güneş koruyucuların düzenli ve yenilenerek kullanılmasıdır.
Hayal ettiğiniz taze ve dinamik görünüm için aklınızdaki tüm soruları yanıtlamaya hazırız; bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz